14- Işıklı Bir Şey Muayenesi: HİSTEROSKOPİ

14- Işıklı Bir Şey Muayenesi: HİSTEROSKOPİ

Karşımdaki ekranda rahim içini pembe bir gökyüzünde uçuşan bulutları izler gibi izliyordum. Göğşen Hoca’mın,  “Buralar hep bebişle dolacak.” şirinlikleri ile izlerken ufak bir acı ile son bulan histeroskopi işlemi sonrası, hocamın sözleri beni çok rahatlatacaktı.

Hiç kafamı karıştırmamak için, araştırmadan doktoruma sonsuz güvenerek, “ışıklı bir şey muayenesi” olmak üzere yola çıktım. Hastaneye gittiğimde beni alt kattaki ameliyat odasına aldılar. Herhalde muayene odası çok dolu o yüzden beni buraya aldılar, diye Polyanna’cığımın kulaklarını çınlattım. Görevli, “Hanımefendi size anestezi uygulanacak mı? Dedi… “Neeeeey? Dedim, ne anestezisi?Çok kolay bi işlem bu, 5 dakikada ışıklı bir şeyle rahme bakılacak ,amma abarttınız yani ?” dedim ve tripli tripli yine o berbat masaya yattım. Bir de aşırı önemseyip üzerime ameliyat önlüğü giydirmişler diye dalga geçtim içimden. Göğşen Hoca’yı beklerken oradaki görevli Hüsamettin Abi ile baya muhabbet ettik. Çok rahatsınız, dedi…Neden rahat olmayayım ki dedim, 5 dakikada bitecek. Göğşen Hoca geldiğinde hemen beni teskin etmeye çalıştı, korkma, rahat ol, çok kolay 5 -6 dakikada bitecek. Allah Allaaaaah…Ben zaten korkmuyordum ki, ne bu telâş? Terminallerde otobüse dalan  pazarlamacı amcalar gibi eline aldığı aletleri bana tanıtıyordu, şu elimde görmüş olduğun ince telin ucunda kamera var ve rahminin tüm ayrıntılarını bununla göreceğiz, dedi. Tamam işte, ne güzel? Bunun nesinden korkayım? Karşıdaki ekranda rahmimin içini görmeye başlamıştım. Göğşen Hoca da tarif ediyordu, bak burası rahim içi, baaaak işte şurda tüpler var…Bence çok eğlenceliydi, içimdeki o tuhaf aletin rahatsızlığı dışında bir acı hissetmiyordum. Zaten rahmimin içini çok merak ediyordum. Oh ne güzel, izleme fırsatı doğmuştu. Kırmızı bir gökyüzünde uçuşan pembe bulutlar vardı sadece. Göğşen Hoca ara sıra, tam şuracıkta 2 tane bebek büyüyecek, buralar hep bebekle dolacak, falan diye, TRT deki bonus ressam amca gibi şirinlikler yapıyordu. Ta kiiiiii….Göğşen Hoca “Acı hissedersen Özlem Hemşire’ nin elini sık, korkma, bana güven.” dedi. Hayırdır hocam? Dedim.Titanik’in kaptanı konuşuyordu sanki. Şurada küçük bir et parçası var onu hemen alıverelim, dedi. Ve ekranda ucu cımbız gibi bir kesici aletle pembe bir bulutu kesmeye başladı. Kısa bir süre canım çok acımıştı. Hemşirenin elini sıkmak ne kelime? Elini kolunu oracıkta ısırmak istedim. Ama çok kısa sürdü. Yani dayanılmayacak bir acı değildi. 5 dakika sonra beni dinlenmek üzere yatağa aldılar. Biraz dinlenince hocanın odasına gittim . Çok güzel bir açıklama ile beni çok, ama çok rahatlatmıştı.

 

Sitemize gönderdiğiniz yorumdan dolayı teşekkür ederiz...