32- Transferden Sonra Yapılacaklar

32- Transferden Sonra Yapılacaklar

Transferden sonra yapılacaklar listesini biliyordum: Hiçbir şey! Transferden sonra ne kadar dinlenmeli onu da çok iyi biliyordum:Hiç!

Başkent Hastanesi’ne son kez bebeksiz gelmek duasıyla yola koyulduk. Hastanenin kapısından girerken yine korku ve umut kavga ediyordu. Umut, bana inan diyordu; korku, bana inan… Tüp bebek hikayelerinin 2 büyük savaşçısı,  korku ve umut…Zamanın çıldırtıcılığına karşı sabır da bir başka savaşçı…  Tüm kavgalarımıza rağmen, elimi hiç bırakmayan, tüm kaprislerimi çekip triplerime gülen, kıvılcım şeklinde yanıp sönen umudumun altına kömür atan sadık dostum, sabır…

       Son kez olması umuduyla yine transfer için ameliyat odasındaydım. Göğşen Hoca’ya daha önce plastik bir kapta börek getirmiştim. Ben heyecanla fındıklarımı beklerken Göğşen Hoca, “Eşim börek kabını ver deyip duruyor, bak unutuyorum ne zamandır sana vermeyi, transferden sonra odaya gel vereyim.” dedi. Kadınların en önem verdiği şeylerden biri de emanet giden kaplardır ama inanın şu an umurumda bile değil, dediysem de tabi ki kabımı da alıp çıkacaktım hastaneden:) Embriyoloğu beklerken böreğimin çok lezzetli olduğundan bahsedip gülüp eğlendik. Göğşen Hoca ayakların buz olmuş üşüteceksin, dedi ve bir şeyler sardı ayaklarıma… Sen anne olacaksın dedi, elbet bir gün olacaksın, ne olursa olsun sakın üzülme dedi.En başta dediğim gibi, o doktordan çok daha önce, insandı..Bir dayı, bir amca, bir abiydi sonra. En son doktordu. Embriyolar geldiğinde o da benim kadar heyecanlıydı, “Dua etmek istersen et, embriyoları gönderiyorum.” dedi. 3.kez içime koşarak giden bebeklerimi gördüm ekranda gözyaşlarıyla. Yine kırmızı kurdeleler taktım saçlarına kızımın dua ederken.

        Transferden sonra ne kadar dinlenmeli konusunun  zaten tıbben kesin bir bilgi yoktu. Ben de zaten 10 dakika sonra ayağa kalkmıştım. Diğer transferlerde olduğu gibi rahatsız edici bir damac’analık hissetmesem de 10 dakika yattıktan sonra aşağı kattaki wc’ye gittim. Eşim beni durdurmaya çalışıp 2 saat yatmam gerektiği konusunda ısrarcı olsa da ben rahattım. Tutacaksa yine tutardı. Göğşen Hoca da beni ayakta görünce şaşırmış ve biraz daha yatsan iyi olurdu demişti ama ben yatamadım işte. Haylaz ve heyecanlı bir çocuk  gibi seke seke indim hastane merdivenlerinden. Nitekim tüm kurallara uymama rağmen ilk 2 denemem tutmamıştı. Boş bu yatma işleri, dedim, aslolan kısmet…

      Altın kaplama antika kap kıymetindeki plastik kabımı da alarak hastaneden çıktım. Yarım saat uzaklıktaki evimize bu sefer arka koltukta yatmadan gittim. Eve gittiğimde faydasına inanmasam da sırf hayatımda ilk kez eşim, “Sen yat ben işleri yaparım.” dediği için birkaç saat yattım. Ama işte naz yapmak kumaşımda yok… Dayanamayıp her işimi kendim yaptım. Yaz dönemi olduğu için her gün duş da aldım, ufak tefek market  poşeti, 5 lt’lik su, çamaşır sepeti…Her şeyi de taşıdım. Transferden sonra ev işleri konusunda da hiç çekimser davranmadım. Evi de gayet süpürdüm sildim, kanepeleri çektim…Hatta tüm bunları gebeliğim boyunca yaptım.

      Transferden sonra dikkat edilecekler listesini biliyordum: Hiçbir şey! Transferden sonra ne kadar yatmak gerekir onu da biliyordum: Hiç! Sadece ilaçlarımı düzenli alıyordum o kadar. Bir de Göğşen Hoca’mın tavsiyesi üzerine ananas yedim ve kemik suyuna çorba yapıp içtim o kadar.

         İlk günlerde abim biraz kafa dağıtalım diye bizi pikniğe götürmek istedi. Piknik dönüşü yanlış ve sapa bir yola girince kaybolduk. Üstelik de yol çalışması vardı ve resmen arabada zıplaya zıplaya yol alıyorduk. Böbreğim kalbime çarpacak kadar çalkalandığımı hissediyordum. Arabadan inip koşarcasına arabayı takip etsem de yine yorulup arabaya binmek zorunda kalmıştım. O gün eve sağ salim ulaşsak da içim rahattı. Hatta öyle ki diğer gün yine abimin arabasına binmeye cesaret edebilmiştim.Bana kaderimin bir oyunu mu bu şarkısını söyletecek bir şanssızlıkla abim yine yanlış yola girdi.Yine çekirge zıplayışlarından sonra eve zar zor dönebilmiştik. Psikolojik olarak da çok üzücü günler geçiriyorduk ailece… Ama tüm bunların sonucumu etkileyeceğine nedense hiç inanmıyordum. Ya da inanmak istemiyordum. Şehirler arası yolculuk yaparak ailemin yanına gelmiştim. Nihayet test günü geldi…

Sitemize gönderdiğiniz yorumdan dolayı teşekkür ederiz...