7-İlk Kan Sonuçları “NE HAMİLESİN NE DEĞİLSİN”

7-İlk Kan Sonuçları “NE HAMİLESİN NE DEĞİLSİN”

Transferden sonraki yaptırdığım 3 Beta hcg  kan sonucu ikişer kat artmadığı için, morgda bir tanıdığımı teşhis etme korkusu ile eşdeğer bir endişe ile  tam 6 kez kan versem de ancak beni rahimin orta yerinde bana göz kırpan, içinde kızımın büyüyeceği keseyi görebilmek rahatlatabilirdi. Dış gebelik şüphesi ve düşük ihtimali beni şaşkına çevirmişti.

12 gün sabredemeyip birçok haylaz tüp bebek annesi gibi, tuhaf bir suçluluk hissi ile 8.günden itibaren kan vermeye başlamıştım. Böylece 12.gün geldiğinde artışları net göreceğimden kızımın bana tutunduğuna emin olacaktım. Evet bir kızım olacaktı. O ilk yaptırdığım 3 testin sonuçlarını ömür boyu unutamam.iki güne bir verdiğim kandaki beta hcg yani gebelik hormonu değerleri 27-37-49 çıkmıştı….Evet 5 ve üzeri çıkan tüm sonuçlar embriyonun, kulağından kuyruğundan rahime yerleştiğini ve yavaş yavaş beta hcg hormonu salgılandığını gösteriyordu.Ama sağlıklı bir artış için tam 2 kat veya 3 kat artmalıydı.Ne çok fazla ne az…Zihnimde o kadar çok tekrarladım ve bir sözelci matematiği ile o kadar çok böldüm çarptım ki bu sayıları, sürekli zihnim bu sayılarla meşgul olmuştu 6 gün boyunca. Ne hamilesin ne değilsin,diyordu doktorlar. Üstelik sağlıklı bir tüp bebek tedavisi sonucu için 12.gün değerinin 50 ve üstü olması gerekirken benimki 49 da kalmıştı!Şaka gibi,49! Uçurumun kenarı gibi, kredi kartının son ödeme günü gibi, iftara 1 dakika kala yanlışlıkla oruç bozmak gibi, morgda bir yakınını teşhis etmek gibi,şaşkın, korkulu, tuhaf bir sayı, 49! İkişer gün ara ile tekrarladığım değerlerde  beta hcg 101 oldu sonra 300 e yükseldi.Oh dedik, tutundu bebeğimiz. 1 hafta sonra keseyi görmemiz gerekiyordu ama kese görünmemişti.Kan değeri de 1000 olmuştu. Dış gebelikten şüphelendi doktor. İlk kez hüsrana uğramıştım, bir kayaya çarpmış gibi hissettim kendimi. Dış gebelik de ne? Rahimde döllenmesi gereken bebiş, yolunu şaşırıp tüplere kadar tırmanıyor ve koca rahimde yer yokmuş gibi daracık tüplere yerleşiyordu. Bu tüp bebek tedavisinde yüzde bir olacak bir şeydi. Genellikle kendi kendine gelişimi duruyor ama eğer büyümeye devam ederse tüplere zarar verebiliyor ameliyat bile gerekebiliyordu. Hatta iç kanama sonucu ölümle bile sonuçlanabiliyordu. Ben kesenin içindeki hayali bebeğimi sevmeyi planlarken, bu bilgilerle doluvermişti zihnim. Kanda 1000 üstü değerler görülüp rahimde bebek görünmeyince direkt dış gebelikten şüpheleniyordu doktorlar.1 hafta sonra tekrar kontrol vardı ve o bir hafta hep tüplere sıkışıp kalmış, orada ağlayarak beni bekleyen küçük kızımı hayal ediyordum. Ah keşke bi sallansam da rahme düşüp özgürce oynasaydı oralarda bebeğim.Çok zor bir bekleyişin ardından yine muayene sandalyesindeydim.Ne o sopa korkunç geliyordu ne çatala çıkmak zor gelmişti. O an bebeğimin içinde büyüyeceği kese denilen şişmeye hazır balonu görmekten daha önemli hiçbir şey yoktu. Ekrana korku ve ümitle baktım. Tüm rakamlar yine beynimde tekrarlandı : 27…37….49…101…300….1000 ….ve nihayet sonucu öğrenmiştik

Sitemize gönderdiğiniz yorumdan dolayı teşekkür ederiz...