9-Kürtajı Yaşamak

9-Kürtajı Yaşamak

Eşim son ana kadar bebeğimizin kalbinin atacağını düşünse de ümidimizi kesince bile beni teselli etmek için gülümsemeye devam etmesi beni daha çok üzüyordu. Eşim gülümsüyordu ve ben kızımdan ayrılıyordum.

      Diğer gün hastaneye gittiğimizde ayrıntılı ultrason için sıra beklerken eşim çok heyecanlıydı .Ben kalbinin atacağına artık inanmıyordum ama o çok inanıyordu. “Şimdi içeri gireceksin ve dışarı ‘bebeğin kalbi atıyor’ diye sevinçle çıkacaksın.” dedi. Ama maalesef içeride de aynı şeyi duymuştum. Üstelik bu sefer kesenin içinde belli belirsiz bebeğimi de görmüştüm. O resmi ve ayrıntılı raporu da verip beni kürtaj için dışarı aldılar.Eşim ümitle, gülümseyerek yüzüme bakıyordu.Ağlayan gözlerle yanına yaklaştıkça onun da gülümsemesi sönmüştü. Olmadı dedim,atmadı kalbi…Ben çok ağladım ama eşim bu sefer yalancı bir tebessüm maskesi taktı yüzüne. Bana destek olmak için gülümsemeye çalıştığını gördükçe canım daha çok acıyordu.O kendine beni teselli etme misyonunu yüklese de beni onu kim  teselli edecekti peki? Daha birkaç gün önce keseyi de gördükten sonra, “Eğer bu aşamadan sonra bir olumsuzluk olursa ben yaşayamam.” diyen adam, şu an karşımda zorla gülümsemeye çalışan adam değil miydi? Ta kendisiydi…

     İlk gördüğüm çöp kutusuna elimdeki raporu ve rapordaki kızımın cenaze resmini son bir kez inceledikten sonra attım.Görmeye bile tahammülüm, sabrım, gücüm yoktu çünkü.

     Odaya çıktık ve beni ameliyat için hazırladılar.Kolumda serum, ameliyatı bekliyordum.Oda çok soğuktu, doktor gecikince soğuktan titremeye başladım. Kürtaj sonrası acı yaşamasam da şu yaşadıklarımın manevi acısı çok büyüktü. Bir nokta bile değildi içimde henüz. Ama ben onu gezmelere çıkarmıştım hayallerimde, parkta salladım. Onunla çamurdan pasta yaptım. Büyüdü, okula gönderdim .Annemin seneler evvel ördüğü yelekleri giydirdim.Komşuya götürüp pastalara saldırınca mahcup oldum, “Hay Allah! Evde de karnını doyurmuştum hâlbuki.” dedim. Karlarda yuvarlandım, yağmurda ıslandım onunla birlikte. Ve şimdi tüm bu hayallerimi zihnimden kazımaya çalışırken minik noktam da benden kazınacaktı.Ramazan ayının ilk günleriydi. Eşim yüzünde mahsuscuktan tebessümü ile sesli sesli yanımda Kuran okudu ,ben sesli sesli ağladım. Eşim sessiz sessiz gülümsüyordu, ben sessiz sessiz kızımdan ayrıldım. Bilmiyorum kız mıydı, ama hep hayalim bir kız bebekti…

    Uyanıp odaya geldiğimde koridorda ağlamalar, çığlıklar birbirine karışıyordu ,doktorumu gördüm, çok üzgündü…Kadının biri çılgınlar gibi ağlıyordu.

Sitemize gönderdiğiniz yorumdan dolayı teşekkür ederiz...