MUHTEŞEM BİR POLİKİSTİK OVERLİ HİKÂYESİ

MUHTEŞEM BİR POLİKİSTİK OVERLİ HİKÂYESİ

MUHTEŞEM BİR POLİKİSTİK OVERLİ HİKAYESİ

Bebek sahibi olmak isteyen ama olamayan her kadın gibi acı başlayan bir hikaye benimki de…20 yaşında evlendim hiç korunmadım çünkü anne olmayı hep isteyen biriydim,polikistik overli olduğumu biliyor ama  önemsemiyordum. Polikistik over hamilelik oranının çok düşük olduğunu bilemeyecek yaşlardaydım. Polikistik over kisti olanlar hamile kalabilir mi diye bile sormak aklımdan geçmiyordu. İlk zamanlar “Anne olamayacağım” telâşesini hiç yaşamamıştım, belki de konduramıyordum. Ta ki hamile kalamadığım zamana kadar…  3. ayım dolmuştu ve her ay psikolojik olarak hamileyim moduna girip test yapmaya başlamıştım bile. Çünkü ailemdeki tüm kadınların çocuğu vardı ve ben de onlar gibi olacağımı, istediğim zaman hamile kalabileceğimi düşünüyordum. Hep kendimde belirtiler arasam da polikistik over hamilelik belirtilerinin diğer hamilelerden farklı olmadığını da o zamanlar bilmiyordum. Muhteşem bir polikistik overli hikâyesi yazacağımdan habersizdim.

Bir yıl  geçti ve hamile kalamamıştım. Polikistik over hamile kalma yöntemleri hakkında da bilgim yoktu. Zaten rutin tedavi yöntemlerinin dışında bir tedavisi de yoktu. Tabi düşüncesiz insanlar her ortamda kendini gösteriyordu. Her gören sormaya başladı,neden bebeğiniz yok?Aaaaa istemiyor musunuz? Sorun kimde ? Bak yaş geçiyor sonra hiç olmaz… Tüm bu sorularla baş edemeyince tedavi olmaya karar  verdim ve basladim.

Önce adetlerimi düzene sokacaktık. Tarlusal, Progestan derken ilaçlarla olan serüvenim başlamıştı bile…Günaşırı gidip gelmeler, hastane koridorları, tedirgin ve üzgün bekleyişler… Hastanede “kısırlık” bölümüne gidiyor olmak çok zoruma gidiyordu. Daha genceciktim. Kadın doğumdan geçerken karnı burnunda kadınları görüp içten içe ağlayışlarım ne zaman son bulacaktı acaba?

Yumurta takiplerine başlamıştık. Klomen kullanıp çatlatma iğnesi ile gebelik denemeleri bile beni çok umutlandırmıştı. Günler geçmiyor, zaman, saat ilerlemiyordu. Ama maalesef aylarca denesek de yine bebeğim düşmemişti içime…

Sonra başka bir doktor buldum.Ilk muayenem  yaşadığım en kötü tecrübeydi. Yüzüme bakıp hızlı hızlı şöyle dedi, “Senin rahim duvarın çok ince, hamile kalamazsın kalsan bile düşer. Polikistik over hastalığın ileri seviyede. Tek çare tüp bebek, o da bir ihtimal.” dedi ve dünyam başıma yıkıldı. Ağlaya aglaya eve geldim. Tüp bebek yaptırmak benim için çok uzaktı. Maddi manevi gücümüz yoktu. Yaşım genç olduğu için de raporlu tedavi olamıyordum.

     Tüp bebek tedavisi bizim için çok uzak olduğu için yine hastane yollarına  düşmüştük. Çünkü polikistik over olup tedavisiz hamile kalanların sayısı çok azdı. Yine adet düzenleme, yumurta takipleri.. Başka doktorlar… Tam 4 yıl geçmiş ben yine anne olamamıştım. Bu süreçte de çok kilo almıştım. Daha sağlıklı olabilmek ve hormonlarımı da düzene sokmak adına kilo  vermeye karar verdim. 87 kilodan 70 kiloya düştüm. Bebeğim için her şeyi yapmaya hazırdım. Tedaviyi bırakmıştım ki iyi bir doktor tavsiye ettiler. Doktorum ELVAN KARSLI adında çok iyi, güler yüzlü, ılımlı biriydi. Oraya ilk gittiğimde o doktorun yüzü bile umut olmuştu. Evet dedim, benim umudum burda! Doktorumla görüştüm ve bana pkonun hastalık değil sendrom olduğunu ve bunun için üzülmeme gerek olmadığını söylemişti. Sen de bir gün anne olacaksın, dedi. Çaresiz bir dert değildi, elbet derdi veren Allah dermanını da verecekti. Muhteşem bir polikistik overli hikâyesi yazacaktım elbet ben de…

Tekrar Klomen’e başladım. Yumurtam 18 mm olduğunda çatlatma iğnesi vuruldum ama o uzun ve ümitli bekleyişin ardından yine gebelik olmamıştı. Tekrar klomen kullandım ama yumurtam hiç büyümedi. Aşılamalarda yumurtalarım  çok oluyordu ama küçük kalıyordu. Yani kaliteli olmuyordu. Zaten bu da polikistik over sendromunun en önemli belirtisiydi. Doktorum artık tüp bebek tedavisine geçmemiz gerektiğini söylemişti. Hem yumurtam fazla oluşacağı için tüp bebekteki şansım da yüksek olacaktı. Ben de artık tüp bebek tedavisine hazırdım. 

          Doktorum bir ay sonra ilk adetimle gelmemi istemişti.O ay kafam çok rahattı. Nasılsa tüp bebek tedavisi ile gebe kalabilirim  diye düşündüm.Hiç stres yapmıyor ve uzun yıllar beklemeyeceğimi biliyordum artık. Nasılsa bebek olma ihtimali en yüksek tedaviye gelmişti sıra. 

         Adet olup doktora gitmek için gün sayıyordum ama yine adetim gecikmişti. Ablam, test yap, dedi ama benim hiç umudum yoktu.Zaten adetim hiçbir zaman düzenli olmamıştı. Tedaviye başlayamadık diye üzülüyordum sadece. Ablam çok ısrar edince sırf onu kırmamak için bir test alıp test yaptım ama heyecanlı bile değildim. O kadar emindim ki hamile olmadığıma.Yaparken dedim ki yine yok, boşuna yapıyorum. Bu da tabi ki tek çizgi  dememe kalmadan iki tane cok net çizgi gördüm! Şoka girdim, ne yapacağımı bilemeden ağlamaya başladım. İnanamıyordum, beş yıldır her ay yaptığım ve hep tek çizgi gördüğüm test ilk kez şimdi iki çizgi olmuştu! Polikistik over hamilelik belirtileri diye bir ayrım da zaten yoktu, herkes gibi normal bir hamileydim işte! 

      Hemen kan verdim ve değer 13724 çıkmıştı. Küsürüne varana kadar ömür boyu unutamayacağım bir sayıydı bu.Hemşire yanıma geldi ve filmlerdeki gibi, gözünüz aydın, hamilesiniz! Dedi ve ben hâlâ inanamyordum. Sanki sesi kulaklarımda uğulduyordu. 2. gün doktora gittim ve evet 6 haftalık hamilesin dedi. İşte o an, doktorun karşısında döktüğüm gözyaşları ile yıllarca yaşadığım acı,ıstırap da akıp gitti. Ben de anne olacaktım sonunda! 

      Neler yaşarsak yaşayalım bebeksiz geçen yıllarda ağlama krizlerine girip hayata küsmek gerçekten mantıksızmış, bunu çok iyi anladım. Çünkü o haberi aldığımızda  tüm acılar silinip gidecekti. Yeter ki Allah “ol!” desin! 

Sitemize gönderdiğiniz yorumdan dolayı teşekkür ederiz...